Nedir.Org *
Zeus

Biyolojik Çeşitlilik Nedir

Okunma : 30014
Kısaca bir bölgedeki bitki ve hayvan türlerinin ve çeşitlerinin sayıca zenginliğine biyolojik çeşitlilik denir.

Biyoçeşitlilik Nedir


Biyolojik çeşitlilik, ya da kısaca "biyoçeşitlilik", bir bölgedeki genlerin, türleri, ekosistemlerin ve ekolojik olayların oluşturduğu bir bütündür.

Biyolojik çeşitlilik, kara, deniz ve diğer su ekosistemleri ile bu ekosistemlerin bir parçası olan ekolojik yapılar da dahil olmak üzere tüm kaynaklardaki canlı organizmalar arasındaki farklılaşma anlamındadır.

Biyolojik zenginlik ya da biyolojik çeşitlilik, canlıların farklılığını ve değişkenliğini, içinde bulundukları karmaşık ekolojik yapılarla, birbirleriyle ve çevreleriyle karşılıklı etkileşimlerini ifade etmektedir.

Biyolojik Çeşitliliğin Faydaları


İnsanlar, tarım ve teknolojide sahip olduğu bugünkü seviyeye, biyolojik çeşitlilik ve zenginlik sonucu ulaşmıştır. Biyolojik çeşitliliğin ve ekosistemlerin sağladığı faydalar insan hayatının devamı için gereklidir. Biyolojik çeşitliliği oluşturan bitki ve hayvan türleri tarım, eczacılık, tıp, hayvancılık, ormancılık, balıkçılık ve sanayi alanlarında, temiz su ve hava sağlanmasında kullanılırlar. Biyolojik çeşitliliği oluşturan bitki ve hayvan türlerinin sayısının ve çeşitliliğinin fazla olması, o ülkeye ekonomik kazanç sağlar.

Biyolojik çeşitlilik, ekosistemleri dengede tutar, gezegeni yaşanabilir hale getirir, insanların sağlığını, çevreyi ve ekosistemleri destekler.

a) Bitki Çeşitliliğinin Faydaları : Bitkiler havayı temizler, erozyonu önler, toprağa organik madde kazandırır, toprak yorgunluğunu giderir. Diğer canlılara barınma ve beslenme ortamı sağlayarak ekosisteme devamlılık kazandırırlar.

Ülkemize özgü olarak yetiştirilen çam, meşe, palamut, kavak, ardıç türü ağaçlar ormancılıkla ilgili fayda sağlar.

Acur, taflan, çitlenbik, iğde, göleviz, ahlat (yaban armudu), alıç, delice, idris, melengiç, hünnap, üvez, yonca, mürdümük gibi sebze ve meyveler tıp alanında fayda sağlar.

b) Hayvan Çeşitliliğinin Faydaları : İnsanlar, ilk çağlardan günümüze kadar hayvanları avlayarak, evcilleştirerek gıda kaynağı olarak, taşımacılıkta, giyimde ve tıpta kobay amaçlı kullanmışlardır.

Bazı böcekler, bitkilerin tozlaşmasını sağlayarak bitki yaşamının ve çeşitliliğinin sürmesini ve bu sayede ekosistemin sürekliliğini sağlar. Böceklerin önemli bir kısmı, organik maddelerin ayrışmasını ve tekrar toprağa kazandırılmasını sağlar. Bazı böcek türleri de kuşlar, balıklar, sürüngenler gibi hayvanların besin kaynağı durumundadır.

Ülkemizin çeşitli yerlerindeki doğal çevreye uyum sağlamış koyun, keçi, inek, sığır gibi türler hayvancılıkla ilgili fayda sağlar.

Ülkemize özgü olarak bulunan alabalık, kefal ve levrek türü balıklar balıkçılıkla ilgili fayda sağlar.

c) Ekosistem Çeşitliliğinin Faydaları : Doğaya dayalı turizme eko turizm denir. Eko turizm son yıllarda artan bir öneme sahiptir. Teknolojik ilerlemeler ve yaşam biçimine bağlı olarak stres altındaki insanlar, doğada kendini dinlendirmektedir. Milli parklara ve doğaya gidilerek stres atılmaktadır.


Biyolojik çeşitlilik genetik çeşitlilik, tür çeşitliliği,ekosistem çeşitliliği (proses) çeşitliliğidir olmak üzere üç hiyerarşik kategoride ele alınır:

1. Genetik Çeşitlilik: Bir bireyin sahip olduğu genler tarafından belirlenen genetik bilgilerin Toplamıdır veya bir tür içindeki çeşitliliği ifade eder. Bu çeşitlilik belli bir tür, popülasyon, varyete, alt-tür ya da ırk içindeki genetik farklılıkla ölçülür.

2. Tür Çeşitliliği: Belli bir bölgedeki, alandaki ya da tüm dünyadaki türlerin farklılığını ifade eder. Tür çeşitliliği, bir bölgede mevcut olan canlı türlerinin sayısını ifade eder. Yerküresi üzerinde mevcut olan tür çeşidi sayısının 10 milyon ila 80 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bugüne kadar bu sayının yalnızca 1.6 milyonu (birmilyonaltıyüzbini) bilim adamları tarafından tanımlanabilmiş ve isimlendirilmiştir. Bir bölgedeki türlerin sayısı (yani o bölgenin “tür zenginliği”) bu konuda en sık kullanılan ölçüttür.

3. Ekosistem Çeşitliliği: Bir ekolojik birim olarak karşılıklı etkileşim içinde olan organizmalar topluluğu ile fiziksel çevrelerinin oluşturduğu bütünle ilgilidir. Ekosistem; kendisini topluluk düzeyinden ayıran, kendileri cansız olan fakat canlı topluluklarının oluşumunu, yapısını ve karşılıklı etkileşimlerini etkileyen yangın, iklim ve besin döngüsü gibi faktörleri de içerir. Ekosistem düzeyindeki biyolojik çeşitliliğin korunması besin zincirinin ve enerji akışının korunmasını kapsar. Bu düzeyde, yalnızca türlerin veya türlerin oluşturduğu grupların değil, özelliklerin ve süreçlerin de korunması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Biyolojik Çeşitlilik Neden Önemlidir


İnsanların başta gıda olmak üzere temel ihtiyaçlarını karşılamasında vazgeçilmez bir yeri olan canlı kaynakların temeli biyolojik çeşitliliktir. Üretimi yapılan tüm tarım çeşitlerinin, yani kültüre alınmış bitki ve hayvan türlerinin, temeli doğada bulunan yabani akrabalarına dayanır. Günümüzde de yeni tarım çeşitleri elde etmek veya mevcut olanları insanların ihtiyaçlarına göre iyileştirmek (ıslah etmek) için yabani türlerden yararlanılmaktadır. Ekosistemler de yabani türlerin varlılarını sürdürmesi, evrimleşmesi, çeşitlenmesi ve yeni genetik özellikler kazanması için canlı ve cansız varlıkların birbirleriyle ve kendi içlerinde etkileşimleri sonucu, çevresel şartlara da bağlı olarak karmaşık ve herbiri diğerinden farklı yapılar ve işlevler kazanmıştır. Ekosistemlerin sahip olduğu bütünlük ve çeşitlilik, iklim, yağış rejimi, tür sosyolojisi gibi doğal dengelerin devamında önemli işlevler görür.

Gıda ve tarım için önem taşıyan ve giderek azalan canlı kaynaklar, bu gün bir ülkenin sahip olabileceği önemli avantajlar arasında sayılmaktadır. Dünyanın tarım yapılabilecek nitelikteki alanları ve su kaynakları hızla kirlenmekte ve yok olmaktadır. Bilim adamları yakın gelecekte insanların ciddi bir gıda sorunu ile karşı karşıya kalacağı görüşündedir. Amerika Birleşik Devletleri gibi gelişmiş ülkeler rekoltesi yüksek yeni tohumluk ve damızlık tarım çeşitlerinin geliştirilmesi için büyük yatırımlar yapmakta ve gıda ticaretini ellerinde tutma yolunda çabalar sarf etmektedir. Bu gelişmeler ışığında, ülkelerin sahip olduğu biyolojik çeşitlilik, özellikle genetik kaynaklar anlamında büyük bir güç durumuna gelmektedir. Çünkü çevresel baskılara dirençli ve yüksel üretim potansiyeline sahip çeşitlerin geliştirilmesi için yabani canlı kaynaklardan faydalanılmaktadır.

Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesinin Önemi


Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi ve Eylem Planı (UBSEP), Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nin uygulanmasına rehberlik etmek amacıyla ulusal bir strateji hazırlanması yükümlülüğüne yanıt teşkil etmektedir.

Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nin metni, dünyadaki sanayileşme, şehirleşme gibi biyolojik çeşitlilik üzerindeki baskıları artıran süreçlerin hızlanması ile birlikte doğan ihtiyaç üzerine, 1987 yılında Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından başlatılan ve dört yıl süren bir çalışma sonunda oluşturulmuştur. Rio de Janerio'da 1992 yılında gerçekleştirilen Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi'nde biyolojik çeşitliliğin azalmasının önemli bir sorun olduğu ve bu azalmanın uluslararası çaba sarf edilmeden önlenemeyeceği kabul edilmiştir. Zirve, Türkiye'nin de taraf olduğu Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nin aralarında bulunduğu önemli küresel sözleşmelerin imzalanmasıyla sonuçlanmıştır. Türkiye bu Sözleşmeyi 1992'de imzalamış ve 29 Ağustos 1996 tarih ve 4177 sayılı Kanun ile onaylamıştır. Sözleşme 14 Mayıs 1997 yılında ülkemizde yürürlüğe girmiştir.

Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (BÇS)'nin üç temel amacını;
• Biyolojik çeşitliliğin korunması,
• Biyolojik kaynakların sürdürülebilir kullanımı;
• Genetik kaynakların kullanımından kaynaklanan faydaların adil ve hakkaniyete uygun paylaşımı oluşturmaktadır.

Sözleşme her ülkenin özel koruma tedbirlerine ihtiyaç duyan biyolojik kaynaklar ile sürdürülebilir kullanım için daha büyük potansiyele sahip olan biyolojik kaynaklarını belirlemesini; koruma ve sürdürülebilir kullanım üzerinde olumsuz etkiye sahip olabilecek eylemlerin kategorilerinin ve süreçlerinin belirlenmesini ve izlenmesini gerektirmektedir.
Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ülkelerin sınırları dahilinde biyolojik kaynakları üzerindeki hükümranlığını kabul eder. Bu kaynaklara erişim ülkelerin salahiyetinde karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak gerçekleştirilecektir. Söz konusu karşılıklı anlaşmalar teknolojiye erişim ve genetik materyallerin kullanımından sağlanan faydaların paylaşımı için de bir temel ve fırsat oluşturmaktadır. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nin genetik kaynakları uluslararası bir anlaşmada bağlayıcı yükümlülüklerle ele alan ilk anlaşma olması, zengin genetik kaynakların sahibi olan ülkemiz için bu Sözleşmenin önemini artırmaktadır.

Taraflar Konferansı Sözleşme'nin karar organıdır. Sözleşme'nin uygulanması ile ilgili kararlar iki yılda bir yapılan Taraflar Konferansında alınır. Genetik yapısı değiştirilmiş organizmaların (GDO'ların) biyolojik çeşitlilik üzerindeki olası olumsuz etkilerinin kontrol altına alınması amacıyla, Sözleşme'ye ek olarak Cartagena Biyogüvenlik Protokolü hazırlanmış ve 2003 yılında dünyada yürürlüğe girmiştir.

Sözleşme altında bu güne kadar çeşitli iş programları ve rehberler onaylanmıştır. İş programları farklı ekosistemleri ele almaktadır. Ekosistemlerin yönetimi ile ilgili olan ve her tematik alanı ilgilendiren sürdürülebilir kullanım, teşvik tedbirleri, genetik kaynaklara erişim ve yarar paylaşımı gibi konularda ise rehberler geliştirilmiştir. İş programları ve rehberler Sözleşmenin uygulanmasında uluslar arası seviyede eşgüdüm sağlanmasını amaçlamaktadır. İş programlarının uygulanması kapsamında ulusal seviyede hedef ve önceliklerin belirlenmesi gerekmektedir.

Türkiyenin Biyoçeşitliliği ve Önemi


Türkiye biyolojik çeşitlilik açısından küçük bir kıta özelliği göstermektedir. Anadolu, kendi başına ayrı bir kıta olmamakla birlikte, bir kıtanın sahip olabileceği tüm ekosistem ve habitat özelliklerine tek başına sahiptir. Bunun nedenleri arasında üç farklı biyoiklim tipinin görülmesi, bünyesinde Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan olmak üzere üç Biyocoğrafik Bölge (BCB) bulundurması, sahip olduğu topoğrafik, jeolojik, jeomorfolojik ve toprak çeşitlilikleri, deniz, göl, akarsu, tatlı, tuzlu ve sodalı göller gibi değişik sulak alan tiplerinin varlığı, 0-5000 metreler arasında değişen yükselti farklılıkları, derin kanyonlara ve çok farklı ekosistem tiplerine sahip olması, Avrupa ülkelerine göre buzul döneminden daha az etkilenmesi, kuzey Anadolu'yu güney Anadolu'ya bağlayan Anadolu Diyagonalinin varlığı ve buna bağlı olarak oluşan ekolojik ve floristik farklılıklar ile üç kıtanın birleşme noktasında yer alması sayılabilir. Özetle, Türkiye tarım, orman, dağ, step, sulak alan, kıyı ve deniz ekosistemlerine ve bu ekosistemlerin farklı formlarına ve farklı kombinasyonlarına sahiptir.

Biyolojik çeşitlilik bakımından Avrupa ve Ortadoğu'nun en zengin ülkelerinden olan Türkiye, bu açıdan Avrupa kıtasında dokuzuncu sıradadır. Ülkenin 7 coğrafi bölgesinin her biri ayrı iklim, flora ve fauna özellikleri gösterir. Türkiye'de, her biri kendi endemik türlerine ve kendi doğal ekosistemlerine sahip birkaç farklı ekolojik bölge bulunmaktadır. Türkiye, 120 memeli, 400'ü aşkın kuş türü, 130 kadar sürüngen, 400'e varan balık türüyle, biyolojik çeşitlilikte tür çeşitliliği açısından çok zengindir. Öte yandan, Türkiye sulak alanlar açısından zengin bir ülkedir.

Biyocoğrafik bölgelerden Avrupa-Sibirya Biyocoğrafik Bölgesi Kuzey Anadolu'da boydan boya ve Trakya Bölgesinin Karadenize bakan kısımlarında uzanmaktadır. En yağışlı iklim bölgesidir, geniş kısmı ormanlarla kaplıdır. Akdeniz Biyocoğrafik Bölgesi, Akdeniz'e kıyısı olan tüm yöreler ile Trakya'nın batı kısımlarını kaplar ve çok farklı ekosistem tipleri içerir. İran-Turan bölgesi, Biyocoğrafik Bölgelerin en genişidir ve Orta Anadolu'dan başlayarak Moğolistan'a kadar uzanır. Bölgede karasal iklim ve step bitkileri baskındır.

Ülkemizin Biyolojik Zenginlikleri


Ülkemizin Asya ve Avrupa kıtaları arasında bir köprü görevi görmesi, ayrıca çok değişik iklim ve coğrafi yapıya sahip olması nedeniyle, bitki ve hayvan türleri bakımından oldukça zengin bir çeşitliliğe sahiptir. Türkiye’de 120 memeli, 413 kuş, 93 sürüngen 18 kurbağagil, 276 deniz balığı, 192 tatlı su balığı ve 60–80.000 böcek türünün bulunduğunu bilinmektedir. Yine ülkemiz bitki türleri bakımından da oldukça zengindir. Bütün Avrupa kıtasında 12.000 bitki türü bulunmasına karşın ülkemizde 9.000 bitki türü bulunmakta ve bu türlerin % 30’u dünyada sadece Türkiye’ de bulunmaktadır. Oldukça fazla sayıda bitki ve hayvan türünün tanımlandığı yer ve anavatanı ülkemizdir. Tüm bu yönleriyle Türkiye, biyolojik çeşitlilik bakımından bir kıta özelliği göstermekte olup dünyada eşsiz bir yere sahiptir.

Biyolojik Çeşitliliğin Korunması


Biyolojik çeşitlilik, bir bölgedeki bitki ve hayvan türlerinin ve çeşitlerinin sayıca zenginliğidir. Ülkemizde ve dünyada nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bitkiler kardelen ve salep yapımında kullanılan orkidelerdir. Deniz kaplumbağaları, Akdeniz fokları, bozayı, Ankara keçisi, Tuj koyunları, alageyik, sülün ise nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanlardandır.

İster bitki ister hayvan olsun bu canlıların nesillerinin konuna altına alınması için tabiat parklarının, doğal yaşam alanlarının oluşturulması, organik tarımın tercih edilmesi ve insanların bu konularda eğitilmesi gerekmektedir.

Çiftçiler aşırı otlatmanın, bitkilerin aşırı toplanmasının, ormanların arazi kazanmak amacıyla tahrip edilmesinin biyolojik çeşitlilik açısından olumsuz etkileri konusunda bilinçlendirilmelidir. Kıyı habitatlarının tahrip edilmesi, balıkçılığın ve avlanmanın aşırı ve kontrolsüz yapımı engellenmelidir. Ayrıca bu türlerin korunması ve denetimi için mekanizmalar geliştirilmelidir.

Biyolojik çeşitlilik tüm dünyanın ortak zenginliğidir. Bugünün ihtiyaçlarını karşılayarak gelecek kuşaklara da bu çeşitliliği aktarabilmek amacıyla biyolojik çeşitliliğin korunması gereklidir.

Biyolojik Çeşitlilik Resimleri

  • 1
    Biyolojik Çeşitlilik Nedir 5 ay önce

    Biyolojik Çeşitlilik Nedir

Biyolojik Çeşitlilik Sunumları

  • 0
    Önizleme: 4 ay önce

    Biyolojik çeşitlilik sunusu

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    BİYOÇEŞİTLİLİK

    2. Sayfa
    Biyoçeşitlilik Nedir ? Ekosistem ve Habitat ÇeşitliliğiGenetik ÇeşitlilikTür ÇeşitliliğiProses Çeşitliliği Biyoçeşitliliğin önemi nedir? Biyoçeşitliliğin KorunmasıTehdit Eden UnsurlarIn situ KorumaEx situ KorumaTürkiye´deki Çabalar ve YasalarUluslararası Çabalar ve Yasalar

    3. Sayfa
    BİYOÇEŞİTLİLİK050090117 İsmail Evlek

    4. Sayfa
    BİYOÇEŞİTLİLİK NEDİR ? Biyolojik çeşitlilik, ya da kısaca "biyoçeşitlilik", bir bölgedeki genlerin, türlerin, ekosistemlerin ve ekolojik olayların oluşturduğu bir bütündür. Biyolojik çeşitlilik, kara, deniz ve diğer su ekosistemleri ile bu ekosistemlerin bir parçası olan ekolojik yapılar da dahil olmak üzere tüm kaynaklardaki canlı organizmalar arasındaki farklılaşma anlamındadır. "Çeşitlilik", ister kültürel, isterse ekolojik nitelikli olsun, bir sistemin dinamik bir özelliğidir. Bu dinamik özellik, içinde bulunduğu sisteme direnç ve istikrar, tat ve lezzet, renk ve güzellik, güç ve canlılık kazandırır. Biyoçeşitlilik de, çevremizdeki ekolojik sistemlere benzer değerleri sunmaktadır.

    5. Sayfa
    BİYOÇEŞİTLİLİKTE EKOSİSTEM Her ekosistem sahip olduğu iklim, toprak, topoğrafik ve biyotik özellikleri bakımından, başka ekosistemlere göre, az çok farklılıklar gösterir. Böylece ekosistem çeşitliliği ortaya çıkar. Buradan hareketle Türkiye hususunda şunlardan bahsedilebilir : Türkiye ekosistem çeşitliliği bakımından oldukça zengindir. Ülkemiz coğrafik konumu itibariyle, üç farklı kıta (Avrupa, Asya, Afrika) arasında, bir geçiş zonunda yer almaktadır. Anadolu, her üç kıta’nın farklı özelliklerini, değişik derecelerde taşıyan çeşit çeşit ekosistemlere sahiptir. Bir yanda Afrika’daki gibi kurak ve yarı-kurak stepler; öte yanda, orta ve kuzey Avrupa’daki floraya benzeyen yapraklı ve iğne yapraklı ormanlar .

    6. Sayfa
    TÜRKİYE’DE BİYOÇEŞİTLİLİK Türkiye biyolojik çeşitlilik açısından küçük bir kıta özelliği göstermektedir. Anadolu, kendi başına ayrı bir kıta olmamakla birlikte, bir kıtanın sahip olabileceği tüm ekosistem ve habitat özelliklerine tek başına sahiptir. Yine ülkemiz biyolojik çeşitlilik bakımından Avrupa ve Ortadoğu'nun en zengin ülkelerinden biridir. Türkiye'de, her biri kendi endemik türlerine ve kendi doğal ekosistemlerine sahip birkaç farklı ekolojik bölge bulunmaktadır. Ülkemizde bilinen omurgasız hayvan türü sayısı 19 000’dir. Açık kapalı tohumlu bitki sayısı ise yaklaşık 11 000’ dir(Tüm Avrupa’da 12 500).Türkiye, 161 memeli, 460‘ı aşkın kuş türü, 140 kadar sürüngen, 720’ye varan balık türüyle, biyolojik çeşitlilikte tür çeşitliliği açısından çok zengindir.

    7. Sayfa
    Detaylı Bilgi İçin: http://www.nuhungemisi.gov.tr http://w2.anadolu.edu.tr http://www.ormansu.gov.tr http://biyolojik-cesitlilik.bunedir.org

    8. Sayfa
    Genetik Çeşitlilik 090090203 Ece Tükenmez

    9. Sayfa
    Nedir?Bir bireyin sahip olduğu genlerin oluşturduğu genetik bilgilerin toplamıdır. Bireyler Arası Genetik Çeşitlilik:Her tür kendi içinde çok sayıda birey içerir.Her bir birey genetik bakımdan birbirinden az veya çok farklıdır. Değişik gen kombinasyonlarına sahiptirler.Akrabalık derecesindeki uzaklaşma benzerliği o derece azaltacaktır.

    10. Sayfa
    Nedir?Popülasyon Arası Genetik Çeşitlilik:Belirli bir canlı türünün farklı popülasyonları arasında, bir genin;Farklı sıklıkta bulunması, Değişik kombinasyonlarda olması, Bireyin ait olduğu popülasyonların birbirinden farklı olmasına yol açar. Böylece her birey değişen çevre koşullarına karşı uyum esnekliğine sahiptir.

    11. Sayfa
    Günümüzde Genetik Çeşitlilik Araştırmaları:Popülasyon genetiği ve moleküler genetik ilkelerine dayanır. (elektroforez, moleküler işaretleyiciler ve gen dizilim analizleri gibi..)Önemli hastalıklara genetik çeşitlilik aracılığıyla çözüm bulunmaktadır.Ancak önemle vurgulanması gereken bir durum vardır ki; Hızlı büyüsün daha gösterişli olsun diye genetiği değiştirilen besinlerin tohum eldesi gün geçtikçe azalmaktadır. Bu genetiği değiştirilmiş besinler; İnsan sağlığını riske atmaktadır ve en önemlisi ekolojik döngüyü tehdit etmektedir.

    12. Sayfa
    Tür Çeşitliliği

    13. Sayfa
    Nedir?TürGenetik olarak benzerlik Gösterip karşılıklı olarak üreyip yeni üretken canlılar doğurabilencanlı gruplarına verilen genel addır.Tür çeşitliliğiBu ortak özellikleri taşıyarak birbirinden ayrılmış türlerin belirli bölgedeki mevcut sayısını ifade eder. Biyoçeşitliliğin bir alt kümesidir.

    14. Sayfa
    Tür Sayısı:1.6 milyonluk tür tespit edilmiştir.10 milyon ile 80 milyon arasında canlı türünün yaşadığı tahmin edilmektedir.

    15. Sayfa
    Tür Sayısı:Tür sayısı bakımından;Böcekler en büyük canlı grubu Omurgalılar en küçük canlı grubu Tür sayısı yüksek olan canlı gruplarının: Üreme potansiyelleri yüksek Değişen ortam koşullarına karşı uyumu hızlıBöylece kısa sürede yeni ırklar ve yeni türler oluşturabilme özelliği yüksektir.

    16. Sayfa
    Tür Çeşitliliğinin Önemi: Tüm canlı türleri birbirleriyle Temel biyolojik ihtiyaçlarını karşılayabilmek Neslini sürdürebilmekdoğrudan ya da dolaylı olarak ilişki ve etkileşim içindedirler.Bir canlı türünün bile ortadan kaybolması;O canlı türüne bağlı besin zincirini koparırEkolojik ağı dağıtıp ekosistem görevinin yapılamaz hale getirir.Bölgelerin ekolojik sağlığı;Canlı türü çeşitliliğindeki denge ve devamlılık ile sağlanabilir.

    17. Sayfa
    Tür Çeşitliliğinin Önemi: Belirli bir ekosistemde;Canlılar arasında değişik ölçü ve şiddetlerde rekabet vardır. Aynı bölgede bulunan genetik benzerliğe sahip canlı türleri; Aynı kaynaklardan, aynı oranda, aynı anda, aynı lezzette faydalanmak isteyecektir. Bu durum şiddetli rekabetleri doğuracaktır! Oysa birbirinden genetik bakımdan farklı türler birbirlerini tamamlayıp, doğal dengenin korunmasında önemli rol alırlar.

    18. Sayfa
    Nesil Tükenmesi: Bir canlı türü ya da ırkı neslini devam ettirebilmek için,Belirli bir ekosistem düzeninde bir habitatta, Birden çok birey ile toplum halinde yaşamak zorundadır. Bir canlı için nesil tükenmesinin kaçınılmaz olduğu durumlar:- Yaşanılan habitatta tehdit meydana gelmesi, - Habitatta o canlı türü için ekolojik görevlerin ortadan kalkması,- Başka habitatlarda da bu canlı türüne ait uygun koşullar bulunmaması, - Habitatın tamamen yok olması.

    19. Sayfa
    Nesil Tükenmesi: Yapılan araştırmalara göre, Nesilleri tükenen türlerin sayısı:yaklaşık 100 milyonNesil tükenmesi; Doğal yollarla yavaş yavaş gerçekleşen bir süreçtir. Bir ya da birden fazla canlı türü ekosistemden kaybolurken yerine yeni canlı türlerinin türemesi ile döngü düzenli bir şekilde devam etmektedir.

    20. Sayfa
    Nesil Tükenmesi: İnsan faktörü;yüzünden nesil tükenmesi süreci doğallıktan uzaklaşır ve ekosistemi bozmaya doğru gider.İnsan ırkı maalesef ki;-Zekâsının üstünlüğünü diğer canlılar üzerinde kullanabileceğini -Ekosistemin bir parçası olmak yerine ekosistemin kendi türünün varlığı için devam ettiğini düşünmektedir.

    21. Sayfa
    NESLİ TÜKENEN ve TEHLİKEDE OLANLAR020080079 Gülcan Ay

    22. Sayfa
    Dünyamız büyük ve karmaşık. Bilim sürekli yeni türler keşfediyor. Ancak, gidişatın hiç de iyi olmadığını gösteren pek çok veriye sahibiz.2013 IUCN RAPORU

    23. Sayfa
    Deniz canlıları türlerindeki azalma diğer türlere göre daha hızlı.Amfibyumlar yokolmak üzere en çok tehlikede olanlar

    24. Sayfa
    2000’li yıllara kadar türlerin tehlikede olma durumları

    25. Sayfa
    2013 IUCN RAPORUHayvanlar

    26. Sayfa
    2013 IUCN RAPORUBitkiler

    27. Sayfa
    2013 IUCN RAPORUYöreye özgü türler

    28. Sayfa
    Amazonlardaki ağaçların yıllara göre yokolma grafiği

    29. Sayfa
    Her 8 kuştan 1iHer 4 memeliden 1iHer 4 ağaçtan 1iHer 3amfibiden 1iHer 7deniz kaplumbağasından1iYok oldu

    30. Sayfa
    StatePressureResponse

    31. Sayfa


    32. Sayfa
    Türkiye’de Durum?Küresel ölçekte koruma altında olan deniz kaplumbağalarının Akdeniz’deki önemli yuvalama noktalarından biri olan Türkiye’de yuvalama kumsallarının yüzde 64’ü bozulmuş durumda. - Balık stoklarımız azalıyor. Türkiye’de tehdit altında olan 39 deniz canlısı bulunuyor. - Doğal yaşlı ormanlarımızın çok az bir kısmı elimizde kaldı.- Sulak alanlarımızın yarısı son 50 yıl içinde yok oldu. Akarsularımız,HES’ler, ve kirliliğe karşı var olma savaşı veriyor.- Türkiye, çok sayıda bitki türünün tehlike altında olduğu 10 ülke arasında dördüncü sırada yer alıyor. Ülkemizdeki her sekiz bitkiden biri, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. - Kıyılarımız; ikinci konutlar, turistik tesisler, otoyollar ve kum çıkarımı gibi faaliyetlerle tahrip ediliyor... Neredeyse doğal kıyımız kalmadı. .  .

    33. Sayfa
    Saz kedisiAsya aslanı (Panthera leo persica) .  . Tehlikede Olanlar

    34. Sayfa
    Akdeniz foku Monachus monachusYunus (Tırtak) Delphinus delphis .  . Tehlikede Olanlar

    35. Sayfa
    Su samuru İri başlı deniz kaplumbağası Caretta caretta .  . Tehlikede Olanlar

    36. Sayfa
    Pasbaş PatkaYaz ördeğiTehlikede Olanlar

    37. Sayfa
    FlamingoPhoenicopterus ruberTuraç Francoliunus francolinusTehlikede Olanlar

    38. Sayfa
    Akdeniz servisiCupressus sempervirensAnadolu salebi Orchis anatoliaTehlikede Olanlar

    39. Sayfa
    KalkanTürkiye sularındaki en iri yassı balık olan kalkan balığının sayısı gün geçtikçe azalmaktadır.Mersin balığıSon 30 yılda, eti ve havyar olarak kullanılan yumurtaları nedeniyle sayıları çok azalmıştır. CITES Sözleşmesi ile koruma altına alınmıştır.  DenizatıAvrupa’da denize kıyısı olan ülkelerde koruma altındadır. Bütün kıyılarımızda avlanması ve toplanması yasaktır.Avrupa yılan balığıIUCN tarafından hazırlanan Kırmızı Liste’ye göre kritik olarak tehdit altında olan türler arasındadır.DenizalasıUzatma ağları ve oltayla avlanırken sayılarındaki azalma nedeniyle koruma altına alınmış olup, avcılığı tamamen yasaktır.Tehlikede OlanlarBalıklar

    40. Sayfa
    110090212 Tuğçe KüçükkurtoğluBiyoçeşitliliğin Proses Düzeyi veBiyoçeşitliliğin Önemi

    41. Sayfa
    Biyoçeşitliliğin “Proses” ya da İşlevsel DüzeyiProsesler, ekosistemin canlı ve cansız öğelerini birbirine bağlayarak, biyolojik çeşitliliğin bileşenleri arasındaki karşılıklı dengeyi ve düzeni sağlamaktadır.Prosesler bir ekosistemin işlemesini, görevini yerine getirmesini ve sonuç olarak da oradaki canlıların yaşamasını sağlar.

    42. Sayfa
    Av – Avcı İlişkisiSimbiyozlukParazitlik

    43. Sayfa
    Ithomia ile Eupatorium İlişkisi

    44. Sayfa
    Proses Çeşitliliği Niçin Önemlidir?Ekosistemin canlı ve cansız ögeleri arasında bağlantı kurulmasınıEkosistemin işlemesini Biyoçeşitliliğin yapısal parçaları arasında karşılıklı denge oluşmasını sağlar.

    45. Sayfa
    Bir ekosistemde habitat çeşitliliğinin ortadan kaldırılması ya da belirli canlı türlerinin devreden çıkarılması, orada bazı ekolojik olayların ve proseslerin durmasına neden olur.

    46. Sayfa
    Biyoçeşitlilik Kaybı Nasıl Anlaşılır?Habitat kaybolmasıTür kaybolmasıTür içi genetik çeşitliliğin azalması

    47. Sayfa
    Biyoçeşitliliğin ÖnemiÇevresel strese ve baskılara dayanabilmek için, bir ekosisteme ve orada yaşayan her bir canlı türüne direnç sağlar. Değişen çevre koşullarına yeni uyum seçenekleri sunar. Canlı grubunun sahip olduğu geniş genetik taban, o gruba, yeni koşullara daha iyi uyum sağlaması için, yeni genetik potansiyel sağlar.Biyolojik çeşitlilik, zamanla değişen insan ihtiyaçlarına cevap verebilmek için, seçenekler demeti oluşturur.Yerküresi üzerinde hayatın devamlılığı için evrimsel potansiyel sunar.Değişik ekolojik hizmetleri yerine getirerek, sağlıklı ve verimli bir çevre sağlar.

    48. Sayfa
    Biyoçeşitliliği Korumanın AmaçlarıBiyoçeşitliliği korumanın ana amacı "sürdürülebilir kalkınma"yı sağlamaktır. Sürdürülebilir kalkınma da;Genetik çeşitlilik kaybını en aza düzeye indirmek,Tür çeşitliliği kaybını en az düzeye indirmek,Ekosistemlerde biyolojik çeşitliliği, hem şimdiki hem de gelecekteki insanların yararlanacağı şekilde işletmek ile mümkündür.

    49. Sayfa
    Biyoçeşitliliği Tehdit Eden UnsurlarCanlı türlerinin yaşadığı habitatların parçalara bölünmesi ve/veya bozulması,Aşırı tüketim,Toprak, su ve hava kirlenmesi,Yabancı türlerin getirilmesi,Küresel düzeyde iklimsel değişmeler,Endüstriyel tarım ve endüstriyel ormancılık.

    50. Sayfa
    In Situ Koruma Ex Situ Koruma 130090209 Hüseyin Güneş

    51. Sayfa
    İn Situ (yerinde, doğal habitatı içinde) Koruma

    52. Sayfa
    Bir türün ve onun taşıdığı genlerin korunması işlemi, en iyi şekilde o türün doğal yaşama ortamlarında gerçekleşebilir. Bu doğal ortam, aynı zamanda başka türlerin de yaşadığı bir ekosistemdir; ve bu ekosistemde bir hedef tür korunurken bu arada bir çok başka tür de korunmuş olur.

    53. Sayfa
    İn situ koruma, biyolojik çeşitliliğin ve onun bir parçası olan gen kaynaklarının korunması için etkin bir biyolojik yöntemdir. Çünkü bu yolla hedef türün ve onun ilgili populasyonlarının evrimsel potansiyeli ve uyum kapasitesi de korunmuş olur. Bu yolla sadece hedef genler değil, onlarla birlikte uyum sağlamış olan gen kompleksleri de, canlı birlikleri içinde, nesilden nesile geçerek korunurlar.

    54. Sayfa
    Milli Parklar, Tabiat Parkları, Tabiatı (Doğayı) Koruma Alanları, Habitat/Tür Yönetim ve İşletme Alanları, Gen Yönetim Zonları, Gen Koruma Ormanları, Özel Çevre Koruma Alanları, Tabiat (Doğa) Anıt alanları vb. yerler, başlıca in situ koruma alanlarıdır.

    55. Sayfa
    Ex Situ (doğal habitatı dışında) Koruma

    56. Sayfa
    Tehdide ve tehlike altında olan biyolojik çeşitlilik öğeleri, bulundukları alan dışına çıkarılarak koruma altına alınabilmektedir. Ne yazık kİ, bu öğelerden ekosistemlerin, ex situ korunması mümkün değildir.

    57. Sayfa
    Genetik kaynakların ex situ korunması, söz konusu genetik materyalin çeşidine ve kaynağına bağlı olarak ,arboretumlarda, botanik bahçelerinde, zooloji (hayvanat) bahçelerinde, orijin ve döl deneme alanlarında, tohum bahçelerinde, klon arşivlerinde, doku kültürü, tohum, polen ve DNA saklama bankalarında mümkün olmaktadır. Bütün bunlara rağmen, şu noktayı da belitmekte yarar vardır. Biyolojik çeşitliliğin korunması, sadece biyolojik bir olay değildir. Bu olayın çok değişik politik, ekonomik, sosyal ve hatta etik yönleri vardır.

    58. Sayfa
    Biyoçeşitliliğin korunması ile ilgili uygulamalar, yerel yönetimler, politikacılar, biyologlar, ormancılar, tarımcılar, mühendisler, ekologlar, sosyologlar ve ekonomiciler tarafından yapılmaktadır.

    59. Sayfa
    Bu nedenle, biyoçeşitliliği koruma ve geliştirme işlemlerinin yerine getirilebilmesi için, bütün ilgili tarafların eş-güdüm ve işbirliği le, bütünüyle sorumlu, yerinde ve etkin kurumların kurulması ve çalıştırılması gerekmektedir.

    60. Sayfa


    61. Sayfa
    Biyoçeşitlilik için yapılan ulusal çabalar ve yasalar 090080047 Nazlı Beril Şahinoğlu

    62. Sayfa
    Stockholm’de “Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi” (1972)Rio de Janeiro’da “Dünya Zirvesi” (1992)Biyolojik çeşitliliğin korunmasıBiyolojik çeşitlilik ve kaynakların sürdürülebilir kullanımıGenetik kaynakların kullanımından elde edilen faydaların adil ve eşit paylaşımına ulaşmak üzere sorumluluk üstlenilmiştir.

    63. Sayfa
     

    64. Sayfa
    Beş yıllık kalkınma planları,Ulusal Çevre Eylem planı ve Stratejisi (UÇEP), Biyolojik çeşitlilik Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı, Türkiye Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele,Ulusal Eylem Programı ve Biyolojik Çeşitlilik Stratejik Eylem Planı Biyolojik çeşit için yürütülen projeler

    65. Sayfa
    Türkiyedeki koruma alanları

    66. Sayfa
    Milli Parklar, Tabiatı Koruma Alanları, Tabiat Parkları ve Tabiat AnıtlarıBiyolojik çeşit için yürütülen projeler

    67. Sayfa
    165 önemli kuş alanı, 122 önemli bitki alanı, 17 denizkaplumbağası üreme alanı ve 35 önemli Akdeniz foku alanı tanımlanmış durumda. Bu önemli biyolojik çeşitlilik alanları, Türkiye'nin hemen her yerine dağılmış ve birbirleriyle önemli ölçüde çakışıyor. Bu alanların bilimsel revizyonu AB ile bütünleşme sürecinde Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Natura 2000 Projesi kapsamında yapılacak.Biyolojik çeşit için yürütülen projeler

    68. Sayfa
    Koruma alanları

    69. Sayfa
    Çevre Kanunu, Nesli Tehlike Altında olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmenin Uygulanmasına Dair Yönetmelik (Bern Sözleşmesi), Bitki Genetik Kaynaklarının Toplanması, Muhafazası ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik (CITIES), Hayvan Gen Kaynaklarının Korunması Hakkında YönetmelikYasal işlemler

    70. Sayfa
    Teşekkürler...050090117 İsmail Evlek090090203 Ece Tükenmez020080079 Gülcan Ay110090212 Tuğçe Küçükkurtoğlu130090209 Hüseyin Güneş090080047 Nazlı Beril Şahinoğlu

Biyolojik Çeşitlilik Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Biyolojik Çeşitlilik Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Yazı İşlemleri
Sponsorlu Bağlantılar
İlgili Yazılar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)
Facebook Grubumuz